info@danismanakademi.org

Simurg Efsanesinden Çıkarmamız Gereken Dersler

Simurg Efsanesinden Çıkarmamız Gereken Dersler

DanışmanAkademi Yazarı – Muhammet EROĞLU: Simurg Efsanesinden Çıkarmamız Gereken Dersler

simurg-efsanesi

Önce bir hikayeyi hatırlayalım, daha sonra bu hikayeden bize ne dersler düşüyor üzerine konuşalım.

Efsaneye göre Simurg (Zümrüdü Anka), bilgi ağacının dallarında yaşar ve akıllara gelebilecek her şeyi bilirmiş. Öyle ki, bütün kuşlar ona inanır, başları sıkıştıkça Simurg’un kendilerine yardım edeceğini, onları hep zor durumlardan kurtaracağını düşünürlermiş.

 

Zümrüdü Anka, öleceğini hissettiği zaman kendisine ağacın kuru dallarından bir yuva yapar ve hiçbir zaman ne olduğu anlaşılmayan bir yapışkanla yuvayı sıvarmış. Yuvanın içinde ölümü beklermiş. Ta ki güneş bütün görkemiyle ortaya çıkıp, kuru dalları yakıncaya kadar… Simurg oluşturduğu yuvada yanarak ölür ve küllerinden yeniden doğarmış… Fakat bu sadece bir efsaneymiş. Simurg u o güne kadar ne gören ne de duyan olmuş aslında.

 

Bu kısır döngü sürerken, kuşların başına bir gün öyle bir talihsizlik gelmiş ki, Simurg’tan yardım istemeleri gerekmiş. Öyle çok beklemişler ki yuvasından çıkıp havalanacağı anı… Sonunda umudu kesmişler. Tam her şeyin bittiğini düşündükleri bir anda, çok uzaklarda ki bir ülkede, Simurg’un kanadından bir tüy bulunmuş. Umutları yeniden yeşeren bütün kuşlar, birlik olup O’nun yuvasına gitmeye karar vermişler…

Ancak Simurg’un yuvası, etekleri bulutların üstünde olan, görkemli Kaf Dağı’nın ta tepesindeymiş. Oraya ulaşmak için, yedi dipsiz vadiyi geçmek gerekiyormuş. Bu vadiler öyle zorluymuş ki yolda bir sürü kuş kaybolmuş…

 

  1. vadi “NEFiS” vadisi

Vadiye giren kuşlar öyle şaşırmışlar ki, burası sanki bir cennetmiş. Her şey varmış. Bir anda her şeyi isteyebileceklerini fark etmişler.. Hiç sınır yokmuş. Zevke, sefaya, bütün emellerine kavuşabilirlermiş. İnsanları anlatan masallarda ki gibi; çalışmadan, uğraşmadan mevki makam sahibi bile olabilirlermiş. Öyle çok kuş vadinin sihrine kapılmış, öyle çok şey istemiş ki…Bu vadide bir sürü kayıp vermişler. Derken 2. Vadiye ulaşılmış…

 

  1. vadi “AŞK” vadisi

Vadiye girince bütün kuşların gözünü bir sis kaplamış. Gördükleri biçimsiz şekilleri, taşları, odun parçalarını, birer sülün, birer kuğu sanmışlar. Gözleri kör olmuş. Kapılmışlar, sürüklenmişler… Ve birçok kuş bu vadide kalakalmış.

 

  1. vadi “CEHALET” vadisi imiş.

Her şey güzel gelmiş gözlerine… Simurg Anka kuşunu bile unutmuşlar. Nereye gittiklerinin ne önemi varmış ki. Orada da gökyüzü, burada da gökyüzü. İlginç nesneler görmüşler, kaya mı ağaç mı ne fark edermiş ki. Önemsemedikçe düşünmemişler. Düşünmedikçe unutmuşlar. Unuttukça yükleri hafiflemiş, gülümsemeye başlamışlar… Kalanlar 4. Vadiye doğru yola çıkmışlar.

 

  1. vadi “İNANÇSIZLIK” vadisi

Vadiye girdiklerinde birden her şey anlamını yitirmiş. Ne olacakmış ki Simurg’u bulsalar. Kesin öleceklerini iddia edenler olmuş. Simurg’un çözüm bulamayacağını söyleyenler olmuş. Bu kadar yolu boşa geldiğini, emeklerinin boşa gittiğini düşünenler olmuş. Kanadı yaralanan bir kuşun aşağıya düştüğünü, hepsinin başına geleceğini bağıra bağıra söylemişler. Yolu tamamlayamayacaklarını ya da tamamlasalar da hiçbir işe yaramayacağını söyleyip geri dönmüş bir sürü kuş… Kalan bir avuç kuş yoluna devam etmiş. 5. Vadiye gelmişler.

 

  1. vadi “YALNIZLIK” vadisi

Vadiye giren bütün kuşları korku salmış. Sadece kendileri varmış gibi endişeye kapılmışlar. Acıkan sadece kendi karnının doymasını düşünmüş. Tek başına avlandığı için de başarılı olamayıp daha büyük hayvanlara yem olmuş. Her biri kendi başına hareket etmiş ve yönünü bulmaya çalışmış. Sanki kimse yokmuş gibi yapayalnız hissetmişler. Oysaki milyonlarca kuş aynı amaç için uçuyorlarmış…

Derken, 6. Vadiye ulaşılmış.

 

  1. vadi “DEDİKODU” vadisi

Vadinin her köşesinde fısıltılar duyulmaya başlamış. En arkada ki kuş, Simurg Anka’nın yeniden doğuşta tüylerinin yandığını söylemiş. Öndeki kuş bunu duymuş, yanan tüylerin tekrar çıkmadığını söylemiş. Bir öndeki kuş bunu duymuş, yanan tüyleri çıkmadığı için Simurg’un gizlendiğini söylemiş. Bir önde ki kuş bunu duymuş, morali bozuk olduğu için Simurg’un, saklanırken, onu görenlere zarar verdiğini söylemiş. Daha öndeki kuş bunu duyunca, herkese zarar veren Simurg’un, dayanamayıp kendini öldürdüğünü söylemiş. En öndeki kuşa, gitmeye gerek kalmadığı, Simurg’un toprak olduğu bilgisi gelmiş. Bir çok kuş geri dönmüş…

Derken… 7. Vadi…

 

  1. vadi “BEN” vadisi

Bütün kuşlar vadiye girer girmez, içlerinde değişik bir his uyanmış. Kiminin kanadı biçimsiz gelmiş kimine. Diğeri, her şeyi bildiğini iddia etmiş. Yanlış yoldan gidiliyor diye kargaşa çıkmış. Her kafadan bir ses çıkmış. Herkesin fikri varmış ve doğruymuş. Sanki milyonlarca farklı yol varmış gibi…Hepsi en önde lider olmak istemiş, öne geçmek için birbirlerini ezip durmuşlar…

Ta ki vadiden çıkana ve “BEN”den uzaklaşana kadar…

 

Ve nihayet vadiden Kaf Dağı’na vardıklarında, dünyadaki bütün kuşlardan geriye sadece 30 tane kalmış. Zorlu vadilerden geçen bu 30 kuş, yuvaya vardıklarında bir de öğrenmişler ki Sİ Farsçada 30, MURG otuz demekmiş, 30 ANKA kuşu… Onların hepsi Simurg’muş. Yani kurtarıcı, bilge, mükemmel kuş; bu yedi vadiyi geçebilen 30 Anka kuşu. Kendi türlerini felaketten kurtaracak olan liderler…

 

Nefsine hakim olan, körü körüne bağlanmayan, düşünen, eleştiren, kendini geliştiren, kendine ve başaracağına inanan, hep birlikte hareket edilmesi gerektiğini bilen, yalnız olmayı tercih etmeyen, dedikodu yapmayan ve en önemlisi egosunu eğiten her kuş Simurg’muş…

 

Ve siz gençler, KENDİ YOLLARINIZDA HER BİRİNİN BİRER ZÜMRÜD-Ü ANKA ADAYISINIZ!

 

Hepinizin geçmesi gereken 7 zorlu vadisi var.

 

Bunlardan biri bağımlılık. (telefon, sosyal medya, dizi film vs)

Kimse bu yolda senin elinden tutup bu bağımlılık vadisini geçmene yardım etmeyecek.

 

Bir diğer vadiniz, korku vadisi.

Korkularınızı aşamadığınız sürece bu vadide hapsolup kalacaksınız. Kanat çırpın… olmadı mı biraz daha güçlü çırpın, olmadı mı biraz daha güçlü… Ta ki o vadiden kurtulana kadar.

 

Bir diğer vadiniz, başarısızlık vadisi.

Şu sürekli kulağınıza fısıldanan başaramayacaksın, senden olmaz, beceremezsinler…

 

Bir diğer vadiniz nefis vadisi…

Günlük planlarınızı anlık zevkleriniz için aksattığınız şu gereksiz vakit kayıpları…

 

Bir diğer vadiniz Bugün vadisi

Sanki sadece bugün için yaşıyormuş gibi olanlarınız var, sanki hiç yarın gelmeyecekmiş gibi, sanki hiç yatırım yapmamıza gerek yokmuş gibi sadece bugünü yaşayanlar…

 

Bir diğer vadiniz erteleme vadisi

Zaman bol ya hani zaten, harca harcaya bildiğin kadar, di mi…

Öyle mi ama… Artık şu vadiden çıkma vakti gelmedi mi, uyanma vakti gelmedi mi…

 

Hepimizin zorlandığı, çıkmakta başarısız olduğu vadiler var… Ama hedefimle aramdaki tek engelin bu vadi olduğunu kendime hatırlatırsam sanırım karşında hiçbir güç hedefime ilerlememi durduramayacaktır.

Telefonmuş sosyal medyaymış, masaya oturunca uykusu geliyormuş paşanın, müzik dinlemeden ders çalışamıyormuş, aç karnına derse oturursa aklı bişey almıyormuş, bak sen…

 

Bunlar mı sizin gelecek hayalinizle aranızdaki engeller…

Siz daha bu kadar basit nefsi duygularınıza hükmedemezken geleceğe dair büyük büyük planları nasıl yapabiliyorsunuz.

 

Benim hayalimle önümdeki engel, nasıl bir telefon olabilir yaa, o telefonu kırar atarım…

Nasıl sosyal medya olur, diziymiş filmmiş olur, başlarım dizisine… kapatır geçerim.

Arkadaş gurubuymuş, hayır diyememekmiş… Başlarım arkadaşına, siler atarım öyle arkadaş olmaz olsun, yarınlara benimle yürümeyecekse hiç olmasın daha iyi der yoluma bakarım.

 

Ben yarınlarım için çalışıyorum.

 

Daha mutlu bir hayat için, daha huzurlu bir hayat için, daha yaşanılabilir bir dünya için, daha kaliteli bir yaşam için. Ben yarınlarım için çalışıyorum. Bu yolda bırak şu saydığınız bahaneleri, babam olsa tanımam… Kusura bakmayın.

Ya beceremeyeceğin şeylerin hayalini kurup isyan edip durmayacaksın hele ki şu bahaneler için…

Ya da adam akıllı alacaksın karşına kendini, vereceksin sözünü, aklında kalbinde bir olacak, çıkacaksın yola kimseye eyvallah etmeden, ıvır zıvırı bahane etmeden…

 

Şimdi kendine bir söz ver…

Sen kimsin?

Önce kendini bi tanı. Daha sonra şu hedeflerinin üzerinden bir daha geç bakalım, ne kadar gerçekçi,,,

Aklın ve kalbin tamam ben bu işi beceririm diyorsa, bir daha şu engel diye gördüğün ıvır zıvırları diline dahi dolama… Bu kadar güçsüz olamazsın. Bu kadar muhtaç olamazsın. Sen yaratılışın gereği zaten üstünsün, zaten güçlüsün. Önce Allaha, sonra kendine inan, başka da bir şeye gerek yok zaten…

 

Muhammet Eroğlu

Eğitim Danışmanı

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin