info@danismanakademi.org

Problem Çözme Becerisinde Yaşanmışlıklar

Problem Çözme Becerisinde Yaşanmışlıklar

DanışmanAkademi Yazarı – Bilge Bilgi: Problem Çözme Becerisinde Yaşanmışlıklar

Problem Çözme Becerisinde Yaşanmışlıklar

Çocukların çoğunlukta olduğu ortamlarda, problem çözme dediğimizde genellikle gözlemlediğimiz şey ne yazık ki yetişkin bir elin müdahalesidir. Çocuklar arasında yaşanan sorunların çözümü için yetişkinlerce alışkanlık haline getirilmiş girişimler bir sonraki adımda çocukları çıkmaza sürükleyecek bir durumla sonuçlanıyor.

 

Problem çözme becerisinin gelişimi her çocuk için farklılık gösterir. Çocuğun; yaşamı boyunca yaptığı detaylı gözlem ve denediği çözüm yolları, ilerleyen zamanlarda kendisinin uygulayacağı alternatif çözüm yollarıyla paralellik gösterir: Çocuk yaşadığını yaşatır!  Son zamanlarda kulağıma çalınan ve bana çok anlamlı gelen bir söz yolumuzu çizmeye yeter:

‘Çocuklar yaptıklarınızı veya söylediklerinizi değil, hissettirdiklerinizi hatırlayacaklar!’

 

Bu açıdan baktığımızda çocukların vermeyi tercih ettiği tepkilerin yaşanmışlıklar ile bağlantılı olduğunu görüyoruz. 2. sınıf Türkçe dersinde işlediğimiz bir masal üzerine yönlendirdiğim sorular ve yanıtlarını paylaşayım.

 

On İki Ay Masalı

Nine, ormanda odun topluyormuş. Bir kulübe görmüş. Kulübenin kapısını açmış, içeride on iki çocuk varmış. Bunlar yılın aylarıymış.

Çocuklar:

-Hangimiz daha güzeliz, söyler misin?

Nine:

-Bilmem ki! Ocakta kar yağar, martta ağaçlar tomurcuklanır. Bana göre hepiniz güzelsiniz.

Çocuklar ninenin yanıtını beğenmişler. Bir torba da altın vermişler. Nine sevinerek evine dönmüş. Olanları komşusuna anlatmış. Komşu kadın çok kıskanmış. Hemen ormana koşmuş. Çocuklar aynı soruyu ona da sormuşlar.

Komşu kadın:

-Ocakta donarım, temmuzda yanarım. Hiçbirinizi sevmem, demiş.

Çocuklar ona da bir torba vermişler. Kadın torbayı açmış. Ne görsün? Torba dikenlerle doluymuş.

 Tarık DEMİRKIRAN

(Her Güne Bir Masal)

(Uyarlanmıştır.)

 

Masal üzerine sohbet edip birbirimize sorular yöneltmeye başladığımızda bir davranış problemi üzerinde biriktiğimizi fark ettim. Komşu kadının söyledikleri ve on iki çocuğun ona bir torba diken göndermesi olarak iki başlık karşımıza çıktı. Sözü edilen davranışların doğruluğu veya yanlışlığı gibi herkese göre değişiklik gösteren değerler hakkında yorumlar yaptık.

 

‘Siz on iki çocuğun yerinde olsaydınız komşu kadına torbanın içinde ne gönderirdiniz? ‘ sorusunu sorduğumda karşılaştığım bazı cevaplar şunlardı:

  • Komşu kadına bomba gönderirdim çünkü bize çok kötü davrandı.
  • Ben bomboş bir çuval gönderirdim çünkü ona bir şey göndermeye gerek bile yok.
  • Kaktüs gönderirdim ve yanına not yazardım. Not: Bize verdiğin tepkiyi düşün ve elini kaktüse uzat. Senin elin nasıl acıdıysa bizim de kalbimiz acıdı.
  • Komşu kadına bir mektup yazardım. Aynaya bakarak okumasını isterdim çünkü kötü yönlerini yazdım.
  • Ben o çuvala on iki ayın da kokusunu doldurup gönderirdim. Neleri kaybettiğini anlasın diye düşünürdüm.
  • Her aydan bir parça gönderirdim. Mesela ocaktan bir kar tanesi, nisandan çiçek açmış bir dal, ekimden sarı yapraklar, temmuzdan sıcacık kum. Bunları görürse sevecek bir yanını bulur diye düşündüm.

 

Komşu kadının kırıcı davranışına on iki ay çocukları olarak çözüm arayan minik yürekler bir soru ve bir cevapla bakış açılarını, yaşadıklarını ve tercih edilen yolları ortaya döküverdiler.

 

Verilen cevapların uç noktalarda olmasının nedenlerinden en büyüğü ise çocukların yetişkinlerden uç noktalarda gördüğü çözüm yollarıydı.

 

Bulunduğu yer ne olursa olsun yetişkinlere düşen, problemleri çözmek için önce çocuklara fırsat vermek, çözüm sağlanamadığı durumlarda da üretilen çözümlerin niteliği ve çocuklarda yarattığı etkiyi tekrar gözden geçirmektir.

 

Bilge Bilgi

Sınıf Öğretmen

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin