info@danismanakademi.org

İyi ve Kötü

İyi ve Kötü

DanışmanAkademi Yazarı – Sabriye Kozak Tütüncü: İyi ve Kötü

İyi ve Kötü

Nedir iyi ve kötü?

Tüm insanlık tarihi boyunca bu karşıtların ne olduğuna dair soru merak konusu olmuştur. İyi sözcüğü Türkçe anlamında yararlı ve karlı anlamlarını içerir, Latince anlamda ise zenginlik ve mallanma anlamlarını taşır.

Eflatun (İ.Ö. 428-347), Yasalar adlı yapıtında şöyle der: İlkel toplumun koşulları, bu toplumun insanlarını ticaret çabalarına zorlayacak kadar bozulmamıştır. Yoksul değildiler ama zengin de olamazlardı. Çünkü ne altın ne gümüş biriktirebilirlerdi. Bu toplumda zenginlik yoksulluk yoksa o toplumda iyilik ve kötülük de yok demektir. Çünkü böyle bir toplumda ne kendini üstün görme, ne haksızlık, ne kıskançlık ve ne de çekememezlik vardır. Bu çağın insanları çok iyi kişilerdi; açık sözlü, yumuşak ve doğruydular, onlara hiçbir yasa gerekmiyordu. Önceleri iyilik olarak ortaya çıkan mallanma (zenginleşme) nın beraberinde kötülük kavramını getirmesi ve buna bağlı bir çok kavramın türemesine sebep olmuştur.  İyilik ve kötülük kavramları güçlü-güçsüz dengesinde ön plana çıkmaktadır. İnsanlar eşit olabilseydiler eğer iyi-kötü kavramları da ortaya çıkmayacaktı.

Lactantius* Tanrının Öfkesine Dair adlı kitabının XIII: bölümünde diyor ki: “Tanrı şu dünyadan ya kötüyü atmak istiyor, atamıyor ya atabilir, atmak istemiyor veya ne atabiliyor ne de atmak istiyor. Ya da hem atabiliyor hem atmak istiyor. Atmak istiyor atamıyorsa, bu güçsüzlüktür ki Tanrının özüne aykırıdır; atabiliyor da atmak istemiyorsa, bu hem kötülük hem güçsüzlük demektir; hem atabiliyor hem atmak istiyorsa, (Tanrıya yakışan tek durum budur) bu kötülük dünyaya nereden geldi?”

Kötü ise; iradeli olarak yapılan, ahlaki kurallara ve iyiye aykırı olan; mutluluğa, ideallere, amaçlara ulaşmayı engelleyen davranışın özelliğidir.

İyi kötü kavramlarına bakış açışı insandan insana, bir görüşten diğer görüşe değişebilmektedir. Bu kavramların tanımlanma çabası insanlık tarihi boyunca da devam edecektir. Yalnızca biz insanlar söz konusu olduğunda iyi ve kötüye biçilen değer öyle çok değişiyor ki yapmamız gereken öncelikle kendimiz için iyi-kötü tanımlarını oluşturup  evrensel iyiyi bulmaya çalışmaktır. Evrensel iyiye ulaştığınızda kötülük kavramı da anlamını yitirecektir. Çünkü evrensel iyi eşitliği, adaleti, güzellikleri beraberinde getireceği için adaletsizliğin olmadığı bir yerde kötü de barınamayacaktır.

 

Sabriye Kozak Tütüncü

Felsefe Grubu Öğretmeni

 

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin