info@danismanakademi.org

Galaksinin Koruyucuları

Galaksinin Koruyucuları

DanışmanAkademi Yazarı – Süheyla Ayşe Mutlu: Galaksinin Koruyucuları

galaksinin koruyucuları

İnsan, dünya üzerindeki varoluşundan itibaren içinde yaşadığı evreni, bu evrenin nasıl ve kim tarafından yaratıldığını, kendisinin evrendeki yerini, amacını ve evrenin yasalarını merak etmiştir. Etrafında gördüğü değişimleri izleyerek bir mantık çerçevesinde açıklama çabasına girişmiştir. Sahip olduğu bilgi arttıkça evreni anlamlandırma gücü de artmıştır.

 

MÖ 600 lü yıllarda Thales’le başlayan evreni algılama çalışmaları hala devam etmektedir. Yaklaşık iki bin beş yüz yıllık süreçte ulaştığımız bilgileri borçlu olduğumuz binlerce bilim adamının içerisinde Stephen Hawking’in ayrı bir yeri vardır.

 

O’nun farklılığı henüz 21 yaşındayken yakalandığı ALS hastalığından kaynaklanır. ALS, omurilikte belli bir bölgenin harabiyeti ile başlayıp sinirleri ve kasları etkileyen ve zayıflamalarına sebep olan ilerleyici bir hastalıktır. Hastanın zihinsel faaliyetleri etkilenmez. Sebebi henüz bilinmeyen ALS’nin kesin bir tedavisi yoktur, hastanın yaşam kalitesini artırmaya yönelik yöntemlerle yaşam süresi artırılabilir.

Hawking’e tanı koyan doktorlar iki yıllık bir ömürden söz ederken O, yarım yüz yıl yaşamayı başardı. Giderek ilerleyen hastalığı tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etse de vücudunun neredeyse hiçbir kısmını kullanamayan, kendisi için özel olarak geliştirilen bilgisayar sistemine sadece yanak kaslarından biriyle komut vererek günde yaklaşık 2 bin 500 kelimeyle bilimsel çalışmalarını sürdüren Hawking, sesini de yitirmiş olduğundan,  koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurdu.

 

Henüz 12 yaşındayken iki okul arkadaşı ile ileride önemli biri olacağına dair şekerine iddiaya giren Hawking, çalışmalarının hedefini, ‘’Benim amacım basit, evreni tam olarak anlamak… Neden olduğu gibi olduğunu ve neden var olduğunu anlamak…’’ olarak ifade eder. Hastalığı, O’nu bu hedefe ulaşmaktan alıkoyamamış evrenin başlangıcının bilimsel kurallarla açıklayabilmenin mümkün olduğunu göstermeyi başarmıştır.

 

Hawking, insanlığa fizik dışında pek çok şey kattı, bilimsel birikime sağladığı katkıların yanı sıra hayatıyla insanlığa büyük bir ders verdi. Kendinden sonraki bilim insanlarının ufkunu açtı ve bunları sadece düşünerek yaptı. Adeta kendi bedeninde esir olmuş bu parlak beyin, diğer bilim insanlarından farklı olarak inanılmaz bir azme sahipti. ‘’Hangi durumda olursak olalım elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız. Asla pes etmeyin. Yaşamın olduğu yerde umut da vardır’’ dedi bizlere…

 

Gökyüzüne bakarken önünü göremeyip kuyuya düşen Thales’in yolundan gitmeyi bırakmayıp aşağı, ayaklarımıza değil, yukarı yıldızlara bakmayı unutmamamızı öğütledi. Çalışmaktan asla vazgeçmeyin dedi, çalışmak size anlam ve amaç verir ve hayat çalışmasanız bomboştur…

Sağlıklı insanlar olarak zaman zaman hayatımızı devam ettirmeye üşenirken Hawking’in yaşadıkları düşünülmesi gereken müthiş bir azim ve yaşama tutunma hikayesidir. Son yıllarında iklim değişikliklerinin dünyanın sonunu getireceğini, bunu önlemek için de fazla zamanımızın kalmadığını, gerekeni yapmazsak insan türünün devamlılığı için başka dünyalar aramak zorunda kalacağımızı anlatmaya çalışan Hawking 14 Mart 2018’de aramızdan ayrıldı. O’nun ölümüyle gezegenimiz korumasız kaldı!

 

Süheyla Ayşe Mutlu

Kadın Doğum Uzmanı

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin