info@danismanakademi.org

Çocuklarla Geçirilen Kaliteli Zaman Kavramı

Çocuklarla Geçirilen Kaliteli Zaman Kavramı

DanışmanAkademi Yazarı – Kevser Afyon: Çocuklarla Geçirilen Kaliteli Zaman Kavramı

Çocuklarla Geçirilen Kaliteli Zaman Kavramı

Çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmek son zamanlarda çalışan ebeveynlerin en büyük sorunu haline gelmeye başladı.’ Acaba ona ayırdığım süre yeterli mi? Çok yorgunum ve gerginim, ama yine de onunla oyun oynamalı mıyım? Onunla nasıl vakit geçirmeliyim?’ gibi soruları birçok ebeveyn her gün iş çıkışı kendine sormakta, bazen yeterli vakit geçiremediğini düşünüp kendini suçlu hissetmektedir. Bazen bu suçluluk duygusu da ebeveyn tutumlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Suçluluk duygusuyla hiç almayacağı bir oyuncağı almak gibi. Peki bu durumda bilmemiz gerekenler neler hep birlikte bir bakalım.

Çocuğunuzla yeterli zaman geçiremediğinizi düşünmenizin, kendinizi suçlu hissetmenizin altında yatan varsayım nedir?

Birçok ebeveynin suçluluk duygusu bir varsayıma dayanıyor: ‘Çocukla ilgili ne kadar zaman geçirirsem, o kadar iyi gelişim sağlar.’

ABD’de bu yıl yapılan konuyla ilgili ilk kapsamlı araştırma, inanılanın aksine, savının doğru olmadığını ortaya koydu. Hatta çocukla çok fazla zaman geçirmenin çocuğu olumsuz etkileyebileceği öne sürülüyor! Araştırma, ailelerin 3-11 yaş arası dönemde çocuklarla geçirdikleri zamanın miktarının çocukların akademik başarısı, davranışları ve duygusal sağlığına etkisini incelemiş. Sonuçlara göre, çocukla geçirilen zaman miktarının bunlar üzerinde herhangi bir etkisi yok! Ergenler üzerindeki etkisi de çok düşük düzeyde. Tersine, aileyle fazla zaman geçirmek çocuğa bazen zarar bile verebiliyor: Anne babalar iş hayatının zorluklarıyla baş etmeye çalışırken genellikle stresli, endişeli, uykusuz olabiliyor. Çocuklarına karşı da kendilerini suçlu ve gergin hissedebiliyorlar. Böyle bir fiziksel ve ruhsal haldeyken çocukla zaman geçirmeye çalışmaları, çocuğa olumsuz yansıyabiliyor. Ayrıca, sürekli çocuğuyla birlikte olup kontrolü elden bırakmayan <helikopter aileler>in çocuklarında da sorunlar görülebiliyor. Bu çocukların problem çözme becerilerinin sekteye uğradığı ve özgüven sorunu yaşadıkları görülüyor.

Çocukla kaliteli zaman geçirmek ne demek?

Çocukla kaliteli zaman geçirmek demek, onunla saatlerce süren etkinlikler yapmak demek değildir. Kaliteli zaman geçirmek demek, çocuğunuza ve size iyi gelecek birkaç dakika sürebilen zaman demektir. Zamanın kalitesini de belirleyen ve fark yaratan temel nokta; ebeveynin sevgisi ve sıcaklığıdır.

Peki çocuğunuzla nasıl kaliteli zaman geçirebilirsiniz? İşte size 9 öneri:

  1. 20 dakika gücünde 1 dakika!

Çocuğunuzun gözlerinin içine bakarak, ona odaklanarak dinlediğiniz bir dakika, gözünüz televizyondayken onu dinlermiş gibi yaptığınız 20 dakikadan çok daha kıymetlidir.

Çocuğunuzla birlikte kaliteli zaman geçirmek demek, bedenen ve ruhen orada olmak, onunla olduğunuz zaman içinde sadece ona odaklanmak demektir. Çocuğunuzla geçirdiğiniz bir saatin elli dakikasında elinizdeki cep telefonuyla ilgileniyorsanız, çocuğunuzla değil cep telefonunuzla kaliteli zaman geçirmiş olursunuz! Ve çocuklar da bunun son derece farkında. O yüzden çocuğunuzla geçirdiğiniz kısıtlı süre içinde TV’yi kapatın ve cep telefonunu ulaşamayacağınız bir yere kaldırın!

  1. Çalışmak bir ömür sürer, sarılmak bir dakika!

İşten eve geldiniz, çok yorgunsunuz, koltuğa uzandınız, kumandayı elinize almak üzeresiniz. Siz de haklısınız! En azından öncesinde çocuğunuza gününün nasıl geçtiğini sormak, ona içtenlikle sarılmak, öpmek, onu özlediğinizi söylemek, çok zamanınızı almaz. Aksine çocuğunuza sevildiğini hissettirir. Ayrıca sarılmak onun da sizin de fiziksel stresinizi azaltır.

  1. Yaptığınız işlere çocuklarınızı da dahil edin.

‘Kırılan bir eşyayı tamir ederken, yemek pişirirken, pasta yaparken, çamaşır yıkarken, arabanın lastiğini değiştirirken, alışveriş listesi yaparken çocuğunuz bu işbirliğinin neresinde?’

Evde yapılması gereken bu tür işlerde genellikle çocuklar sürece dahil edilmez. Halbuki çocuğun bu işlere dahil olması hem birlikte geçirilen kaliteli zaman, hem çocuğa yeni bir şey öğretmek, hem de küçük yaştan sorumluluk duygusunu kazandırma fırsatı demektir. Örneğin, ondan tamir aletlerini uzatmasını isterken, ne yaptığınızı da bir taraftan açıklayabilirsiniz. Makinenin nasıl çalıştığını, lastiğin nasıl değiştiğini, kek yaparken hangi malzemeden ne kadar kullanıldığını, hangi aletin neye yaradığını öğrenmek için büyük bir fırsata çevirmiş olursunuz.

Hatta onun yapabileceği kısımları ona yaptırabilirsiniz. Çocuklar genellikle bunu çok eğlenceli bulur. Ayrıca yetişkinlerin yaptığı işlere yardım edince özgüvenleri de bundan olumlu etkilenir. Aranızdaki duygusal ilişki ve bağlar da güçlenir. Ayrıca bu süre içinde televizyonun önüne oturtmaktan çok daha faydalı bir iş yapmış olacağınız kesin. Televizyon onun beynini pasif kılar, oysa sizinle birlikte keke attığı her yumurtada matematik becerileri de güçlenir!

Elbette şekeri döktüğünde, vidaları yere düşürdüğünde, bardağı kırdığında nasıl tepki verdiğiniz de önemli. Eğer bu durumlarda yüksek tepkiler veriyorsanız, hiç iş yaptırmayın daha iyi. Ama unutmayın, kir leke dediğiniz yıkarsınız çıkar ama birlikte geçireceğiniz kıymetli zamanı kimse geri getiremez!

  1. Birlikte kitap okuyun.

Birlikte kitap okumak, çocuğunuzla geçireceğiniz en kaliteli zaman dilimlerinden biridir. Baş başa kalabildiğiniz, daha sakin bir zaman olduğu için uyku öncesindeki zaman bunun için iyi bir zaman olabilir. Siz ona sesli kitap okuyun, bazen de o size resimlerine bakarak okusun. Kitap okurken durup kahramanla aynı durumda ne hissedeceğini, ne yapacağını sorabilirsiniz. Kitap okumanın kaliteli zaman geçirmek dışındaki faydalarından biri de, çocuğun akademik ve duygusal gelişimine de katkı sağlamasıdır.

  1. Onların oyunlarını oynayın.

Çocuğun dünyası, oyundur. Onun oyunlarını oynamak, aranızdaki iletişimi ve ilişkiyi güçlendirmenin en iyi yollarından biridir. Çocuğunuzun oyununu oynamak, onun dünyasıyla ilgilendiğinizi, ona değer verdiğinizi gösterir. Ayrıca birlikte oyun oynamak, onların sadece sizin anne baba olmanızın ötesinde insan olduğunuzu, yenilebileceğinizi, insanca duygusal tepkilerinizi görmesi için de iyi bir fırsattır.

  1. Sevgi sözcükleri kullanın.

Siz eve geldiğinizde çocuklar çoktan yatmış mı oluyor? Onları sevdiğinizi göstermek için yapabileceğiniz şeylerden biri de, beslenme çantalarına veya defterlerinin arasına onları ne kadar sevdiğinizi gösteren ya da hoşlarına gidecek notlar yazmak resimler yapmak olabilir.

  1. Bedenen ve ruhen gerginseniz, birkaç dakika yalnız kalmanız daha iyi olabilir.

İşin kaygısı, stresi üstünüzdeyken çocuğunuza karşı daha tahammülsüz olabilir, kolay öfkelenebilirsiniz. Öyle zamanlarda çocuğunuza zaman ayırmak yerine, kendiniz için bir şey yapabilirsiniz. Çünkü gergin ve endişeli haliniz çocuğunuza yarardan çok zarar getirebilir. O duygusal halinizi onlara da geçirirsiniz. Bunun yerine o süre içinde spora gidebilir, arkadaşınızla bir kahve içebilir, odanıza çekilip kestirebilir, meditasyon yapabilir, hava almak için kısa bir yürüyüşe çıkabilir ya da size rahatlatacak başka bir aktivite yapabilirsiniz. Kendiniz için yaptığınız kaygı giderici faaliyetler sonucunda, gerginliğinizin çocuğunuza geçmesi olasılığı da azalır. Daha sabırlı, anlayışlı, ilgili olma ihtimaliniz artar. Sonrasında geçireceğiniz 10 dakikalık bir kitap okuma seansı bile, gergin ve verimsiz geçecek bir saatten çok daha fazla fayda sağlayabilir.

  1. En az bir öğün birlikte yemek yiyin.

Gün içinde kahvaltı ve öğle yemeği zamanında birlikte olmanız zor olsa da, akşam yemeği zamanı aile olarak birlikte geçireceğiniz bir zaman olabilir. Aile olarak aynı anda sofraya oturmak birbirinize verdiğiniz değerin bir göstergesidir. Gün içinde olanları paylaşmak, birlikte gülmek, endişeleri paylaşmak için iyi bir zaman dilimidir.

  1. Çocuğunuzla sohbet edin.

Çocuğunuzla 5-10 dakika sohbet etmek, nasıl olduğunu, gününün nasıl geçtiğini sormak, ona sarılmak çok çaba gerektirmez, ama çok fark yaratır. Sohbet ederken siz de kendinizi anlatın. Bazı konularda görüşünü sorun. Bu, paylaşımı her iki taraf için de daha gerçek kılar ve çocuğunuz büyümeye devam ederken bir açık iletişim kültürü de gelişir. Küçükten bunun tohumunu atmak, daha zorlu ergenlik dönemlerinde büyük fayda sağlayabilir! Ayrıca araştırmalar çocuğun 5 yaşına kadar ailesiyle olan diyaloğunun başarısında ve zeka gelişiminde aile dışı faktörlerden çok daha önemli olduğunu gösteriyor.

Onlardan çok şey öğrenebileceğimizi unutmayın…

Bir çocuk, bir yetişkine üç şey öğretebilir:

  • Sebepsiz mutlu olmak,
  • her zaman bir şeyle meşgul olmak
  • istediği şeyi var gücüyle talep etmek-

Paulo Coelho.

Birlikte olabildiğiniz her anı, en iyi şekilde değerlendirmeye çalışın… Zaman hızlıca akıp gidecek. Geriye birlikte yaşanan anlamlı anlar kalacak…

 

Kevser AFYON

Psk. Dan. ve Aile Dan.

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin