info@danismanakademi.org

DanışmanAkademi Yazarı – Sabriye Kozak Tütüncü: Çocuklar için Felsefe

DanışmanAkademi Yazarı – Sabriye Kozak Tütüncü: Çocuklar için Felsefe

DanışmanAkademi Yazarı – Sabriye Kozak Tütüncü: Çocuklar için Felsefe

çocuklar için felsefe

Çocuklar için felsefe programı, çocukların sosyal, duygusal ve ifade becerilerini düşünme üretme ve savunma yoluyla geliştirilen bir yapıdır.

Çağımızda gençlerin ne yazık ki eleştirel düşünme ve akıl yürütme becerilerinin eksik olduğunu çok açık görüyoruz. Ülkemizde gençlerin felsefe ile tanışması 16-17 yaşlarını buluyor. Bu üzücü bir tablo, felsefe denince ürkek, ne yapacağını bilmeyen ne olduğunu anlamlandıramayan gençler görüyoruz etrafta. Lisede aldıkları zoraki felsefe derslerinin de yaşama bakış açılarında pek bir etkisi olduğuna inanmıyorum.

 

Son zamanlarda ortaya çıkan p4c çocuklar için felsefe programı günümüzde 40 tan fazla ülkede 5-13 yaş arası çocuklarda uygulanan ve hızla yaygınlaşan bir program. Bu programı duyunca içimde bir umut ışığı yanmadı değil. Düşünen olmak pek sevilen bir durum olmuyor, düşünmeden olduğu gibi kabul edip eleştirmediğinizde sizden iyisi olmaz. Tabi böyle olduğunda gelişim değişimde olmaz.

 

Lipman 2003, çocuklar için felsefenin öncüsü, çocuklar için felsefe eğitiminin çocukların düşünme kapasitelerini geliştirmeyi kolaylaştırmak için okullarda kullanılan bir eğitim yaklaşımı olarak tanımlıyor.

 

Colombia üniversitesinde felsefe profesörü olan Matthew Lipman 60 larda Amerika da sosyal hareketler ortaya çıktığında gençlerde tartışma kültürünün çok zayıf olduğunu görüyor. Bu eksikliğe felsefenin çözüm getirebileceğine inanıyor. Bu felsefe eğitiminin de üniversitelerde ki eğitim ile değil, ilköğretimde verilecek olan felsefe dersleriyle mümkün olacağına inanıyor.

 

UNESCO 2007, çocuklar için felsefe eğitiminin amaçlarını, bağımsız düşünebilme, özenli vatandaş olabilme,  dil, konuşma ve tartışma becerilerini geliştirme ile felsefeyi kavramsallaştırma olarak sıralamıştır

 

Bu eğitimde ders ortamlarında öğretmen öğretici değil, aksine kolaylaştırıcı olarak rol alıyor. Çocukları felsefi bir sorunun etrafında konumlandırıp onları sorgulamaya, tartışmaya, örnekler ve karşıt durumlarını geliştirmeye yöneltmeye çalışıyor. Böylece bilgiyi çocuklara vermek yerine, kendilerinin bilgiyi açığa çıkartmasını sağlıyor.

 

Eğitim sistemimizin içinde bulunduğu en önemli sorunlardan biride çocukların üst düzey düşünme becerilerini geliştirememeleridir.

 

Russel 2005, Okullarda öğretilmesi gerekenin kanıtları değerlendirme ve doğru olduklarına dair bir kanıt bulunmayan önermeleri olduğu gibi kabul etmeme alışkanlığı olduğunu söylemiştir.

 

Türk eğitim sistemi içerisine çocuklarla felsefe eğitimi programı nasıl yerleştirilebilir bilemiyorum ama son zamanlarda bunu başaran okullar olduğunu görüyoruz.

İfadeler göze ve kulağa çok hoş geliyor. Bunu hayata geçirecek olan kurumlar ve değerli öğretmenleri olacaklar. Niyetler halis, hiç durmadan bu yolculuğa başlamak gerek.

Yolda yolmak!! Felsefeyle ilk tanıştığımda2006, ilk tanımda ders öğretmenimiz: felsefe yolda olmaktır demişti. Uzunca bir süre bu cevabı düşünmüştüm. Sonra lisans eğitimim bittiğinde felsefe bitmemiştiJ çok şey vardı daha J

 

Sonsuz bir yolculuğa çocuklarımızı erken yaşta sokmakta fayda var. Bizim toplumumuzda öğretim programları, ders kazanımları gibi şeyler teoride mükemmel ancak içeriği bununla örtüştürmek o kadar zor ki.

 

Sorgulayan, eleştiren bireyler yetişmeli. Toplumları ileri seviyelere taşıyacak olanlar bu çocuklar olacaklar. Korkak, olduğu gibi kabul eden, var olan ile yetinen toplumlar yok olmaya mahkum olacaklar.

 

Felsefenin merak ile ortaya çıktığını söylersek, çocuklarımızın da bu konuda yadsınamayacak meraklı soru olduğu kesin.

 

Felsefe her daim gelişime açık bir alandır. Çocukların meraklı sorularının da felsefeye oldukça katkıları olacağına inanıyorum. Çünkü korkmadan, cesurca önyargısız yaklaşıyorlar her konuya.

 

Onlarla felsefi sohbetlerde bulunmayı ihmal etmeyin. Biz eğitimcilerin görevi hangi branşta olursak olalım elimizdeki cevheri iyi işlemek. Onlarla konuşun, onları dinleyin, sorularınızla yönlendirin, merak uyandırın, böylece öğrenmenin kendiliğinden nasıl gerçekleştiğini hayretle izleyeceksiniz.

 

Sabriye Kozak Tütüncü

Felsefe Grubu Öğretmeni

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin