info@danismanakademi.org

Bilmek, Öğrenmek Sorumluluk Gerektirir

Bilmek, Öğrenmek Sorumluluk Gerektirir

DanışmanAkademi Yazarı –  Hoşeda Ebru Kaynar: Bilmek, Öğrenmek Sorumluluk Gerektirir

Bilmek, Öğrenmek Sorumluluk Gerektirir

Yeni öğrenmeler hele de ihtiyaçtan doğmuşsa heyecan verir insana…

Öğrenmek, öğrendiğini paylaşma isteği, süreci gözlemleyip sonuca varmak. Öğretmen olmak, genel geçer bir algı yanılması olarak, daimi öğreten olmaktan çoktan çıkmıştır günümüzde.

Hala kendisinin öğreten, öğrencinin de öğrenmesi gereken olduğuna inanan ve savunan eğitimciler var. Oysa değişen dünyada, öğretmen de daimi öğrenci olması gerektiğini fark etmez ise eski ve anlamını yitirmiş, kabul görmekten uzak yöntemleriyle yok olup gitmeye mahkumdur. Saniyede, bir çok yeni bilginin, hayatımıza girdiği aşikar iken yenilikçilikten uzak yaklaşımların kabul görüp, başarı ile sonuçlanabileceğini düşünmek son derece iyimser bir yaklaşımdır.

 

Biz eğitimciler, öğrencilerimizin gözünde birer kahraman olma amacındaysak, önce dışa atıflardan uzaklaşmalıyız. Sisteme eleştiri, fiziksel koşullar, içerik, öğrenci hazır bulunuşluğu, müfredatı yetiştirme kaygıları, velilerin sosyo-kültürel düzeyleri ve daha sayamadığımız birçok etken…

 

Evet bu değişkenlerin tamamı ya da bir kısmı devlet ya da özel olmak üzere bir çok okulda sorun olarak algılanmaktadır. Hatırlamamız ve belki de bizi ileriye taşıyacak farkındalığımız, hayatımızın her alanında, kontrol edebildiğimiz ve edemediğimiz şeylerin olduğu gerçeğidir. İşte bu noktada, atıfta bulunduğumuz bu dışsal değişkenlerin, bir kısmında çözüm ortağı olabileceğimizdir. Oysa kontrolünü sağlayabileceğimiz, yönetebileceğimiz, geri bildirimlerle beslenip besleyebileceğimiz alanlarımız var.    Örneğin bir çoğumuz üniversitelerden belirli bir bilgi birikimi ile mezun oluyoruz, heyecanla atamamızın yapılması için çalışıyoruz bekliyoruz. Atamamız yapıldığında, belki ilk hayal kırıklığımızı ,okulda aldığımız eğitimden farklı olarak gerçek meslek hayatımız ve koşullarla yüzleşince yaşıyoruz.Bu kırılma noktasında, kriz yada hayal kırıklığı olarak görülen döngüyü, her anlamda kişisel ya da mesleki gelişim  fırsatına çevirebilen eğiticiler, daha sonra ki meslek hayatlarında o içsel hazzı ve başarıyı yakalayanlar oluyor.

 

Etki alanımızın farkında olmak, gücümüzün yapabileceklerimizin farkında olmak…mesele sanırım bu… Bizlerin etki alanında, ağzımızdan çıkanı yasa kabul eden,rol model olarak ebeveynlerinden çok bizi alan, olumlu yada olumsuz iz bırakabileceğimiz, onlara doğru,anlamlı her şekilde vereceğimiz her bilgiye duyguya aç öğrencilerimiz var.Bu bağlamda belki de ağır bir misyonumuz var.Fakat hatırlamalıyız ki öyle ya da böyle bu mesleği bir şekilde tercihlerimizle seçtik. Klişe olsa dahi kabul etmeliyiz ki bizler çocuklarımızın bir şekilde hayatına dokunuyoruz.

 

Seçim bizim… bu evlatların hayatında ki önemimizi kavrar..ki bu nokta da öğrencilerimizin bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurarak, onları takıma dahil ederek, koşulsuz kabul ihtiyaçlarını karşılayarak,öğrenmeyi keyifli bir yolculuk haline getirecek yöntem ve teknikleri uygulayarak hem kendi gelişimimizi sağlayacak öğrenmelere açık, hem de öğrencilerimizin öğrenme yolculuklarını anlamlı kılabilecek bir yol haritası ile devam edebiliriz. Ya da aynı, yıpranmış amaçlarımızla farklı sonuçlar elde edebileceğimiz yanılgısında rahatımızı bozmadan yaşayıp gidebiliriz.

 

Hoşeda Ebru Kaynar

Sınıf Öğretmeni

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin