info@danismanakademi.org

Başka Şubesi Yok: Can YILMAZ

Başka Şubesi Yok: Can YILMAZ

DanışmanAkademi Yazarı – Özge Ceylan: Başka Şubesi Yok: Can YILMAZ

Röportajın son cevabına ithafen bunu başardığıma inanamıyorum. Yıllarca katıla katıla güldüğünüz ‘Komedi Dükkanı’ mı desem yoksa Kafa Dergisi yazarlığı mı ya da kitaplarından mı  bahsetsek?

Yap Bi Babalık: Yeni Alışanlar İçin

Klişe Hayatlar Matbaası: Yeni Başlayanlar İçin

Bilinmeyen Numaralar: Yeni Keşfedenler İçin

Hala okumadıysanız daha fazla ertelemeyin lütfen. 😉 Kocaman bir dünya Can  Yılmaz’ın kalemi.

Ben girizgahı daha fazla uzatmayıp sizi,biz ile başbaşa bırakayım…

-Öncelikle Can Yılmaz’ın okul hayatından, nasıl bir öğrenci olduğundan bahsedelim mi biraz?

Okul hayatımın pek iyi geçtiğini maalesef söyleyemem, özellikle ilkokul sıralarında edindiğim kitap okuma alışkanlığını sonraki yıllarda da ısrarla sürdürmeme rağmen, özellikle lise hayatımda pek parlak bir öğrenci olmadım, ders kitaplarından ziyade edebiyat eserlerini okuma gayretim oldu, yine de lise sonrası toparlanarak durumu son anda kurtardık diyebilirim. Açık üniversite imdadıma yetişti.

-Bu dönemde öğrenci olsaydınız hedefiniz ne olurdu?

Bu dönemde öğrenci olmak istemezdim. Her türlü imkansızlıklara rağmen, benim okul hayatı dönemimde verilen eğitim kalitesinden bir hayli uzak bir dönem yaşıyoruz. Her türlü fiziki ve sosyal şartlar oluşmasına rağmen şu anda verilen eğitimin her aşamada yeterli olmadığı kanaatindeyim.

-Kariyerinize eğitim hayatınızın bir katkısı oldu mu?

Eğitim hayatımdan ziyade, okul dışında kendimi yetiştirmek adına gösterdiğim gayret ve okuduğum kitaplar benim en büyük yardımcım oldu. Kariyerim konusunda da çok iddialı değilim hatta bir kariyerim olduğunu da düşünmüyorum, okumayı yazmayı öğrendiğimden beri okuyama ve yazmaya gayret ediyorum hepsi bu.

-Böyle bir yaşamınızın olacağı aklınıza gelir miydi? 3 kitap, bir sürü takipçi, senaryolar,dergi yazarlığı,oyunculuk…

Açıkçası 90’lı yıların başında beraber tiyatro yapmaya çalıştığımız arkadaşlarımızla dileğimiz bir tiyatro kurmak oyunlar oynamaktı, sonrasında zamanın ruhuna uygun olarak dağıldık ve her birimiz farklı işler yapmaya başladık, şu anda içinde bulunduğum ve yaptığım her neyse, ilk gençlik çağımdan itibaren aklımda olan, içinde olmaktan büyük zevk aldığım işlerdi.

-Bunların içinden hangisi size en çok keyif veriyor?

En keyif veren işim, öykü yazmak. Karakter yaratmak, onun hayatını kurmak, evini, eşini, arkadaşlarını tasarlamak…

-Sizi en büyük kitleye ulaştıran şey kitaplarınız mı yoksa sosyal medya mı?

1996 yılından beri çeşitli televizyonlarda metin yazarlığı, senaryo yazarlığı, çocuk oyunu yazarlığı ve öykü yazarlığı yapıyorum, birkaç sene evveline kadar tanınmıyor olmanın rahatlığı içinde yaşıyordum ancak, sosyal medya, özellikle ‘Komedi Dükkanı’ metin yazarlığı, çektiğimiz filmlerde hatıralık küçük rollerde yer almam ve kafa dergisi yazılarımın kalabalıklara ulaşması ile birlikte daha bilinir oldum, tek bir sebepten ziyade hepsi kitlelere ulaşmamı sağladı.

-İnternette kendiniz hakkında neler yazıldığına bakıyor musunuz?

Elbette kaçınılmaz olarak bakıyorum. Çoğunu da hayretle okuyorum. İnsanların beş dakika bile birlikte vakit geçirmedikleri birinin karakter analizini paragraflarca yapabilmelere hayret ediyorum. Birçoğu gerçekten çok uzak kulaktan dolma bilgi parçacıklarından oluşuyor, hakikatten okudukça bu olay böyle olmamıştı ki dediğim ve aşırı tepki gördüğüm şeyler okuyorum, sosyal medyanın içindeki bu gerçek olmayan sözde gerçeklerin bitmesini umut ediyorum.

-Peki size sürekli ailenin en komiğinin kim olduğunun sorulmasına sinirlenmiyor musunuz?

Hayır, zaman zaman soruluyor ama sorunun cevabı çok net, o yüzden sinirlenecek bir şey de yok.

-Dinleme listenizden çıkmayan şarkılar ve defalarca okuduğunuz kitaplar var mı?

Dinleme listem biraz karışık, her telden müziğe kulak veririm, dönemlere modalara pek takılmam, biraz geçmişi severim. Vasilis Karras, Ahmet Kaya, Bee Gees, Müzeyyen Senar, Zeki Müren ve Avni Anıl bestelerini döne döne dinlerim. Kitaplardan ise, Fakir Baykurt, Yaşar Kemal, Jose Saramago, Refik Halit Karay, Sait Faik, Cengiz Aytmatov’un eserlerini bol bol okumaya çalışırım. Yakın Türkiye tarihi araştırmalarını özellikle takip ederim.

-Son olarak gençlere iletmek istediğiniz bir şeyler varsa kendimiz adına aktarmaktan mutluluk duyarız…

Gençlere  haddim olmayarak çok kısa bir tavsiyem olabilir, Meraklı olsunlar, ben yapamam demesinler, beni niye dinlesinler, beni niye okusunlar demesinler, bol bol okusunlar, ellerine ne geçerse iyi yazılmış veya kötü yazılmış ne bulurlarsa okusunlar, iyiyi okumak kadar kötüyü de okuyup anlamak gereklidir ve unutmasınlar kendilerinden değerli kimse yoktur, kendilerine yatırım yapsınlar ve son olarak mutlaka ve mutlaka bir yabancı dil öğrensinler.

Özge CEYLAN

Biyoloji Öğretmeni

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin