info@danismanakademi.org

An’a Geç Kalmak  

An’a Geç Kalmak  

DanışmanAkademi Yazarı – Gonca Kocabatmaz: An’a Geç Kalmak

an'ı-yasamak

Hayat… Bir insanı, o olduğu sürece var kılan ve insana, yaşadığını hissettiren en gerçek kelime bence. Bir puzzle düşünün. Parçaları tamamlandığında mükemmel bir tablo olacağını hayal edin. Bir kutu dolusu küçük ve tek başına anlamsız gibi görünen puzzle parçalarınız vardır. Bir de parçaları yerine yerleştirmek için bir çerçeveniz… Bizden, bulmamızı istediği bir tablo vardır bu çerçevenin. Her parçaya değmemizi, onu tanımamızı, anlamamızı, yerine bizim koymamızı ister; ve küçük ipuçları verir. Bir yerden başlamak gerekir. Bu yüzden, hep çerçeveye yakın alanları doldurmakla başlarız, köşelerden mesela. Doldurdukça anlam kazanır, merak uyandırır. Bir an önce bitirip odamızın en güzel köşesine asmak isteriz, ellerimizle hazırladığımız tablomuzu…

 

”Hayat” o tablodur işte. Puzzle parçaları da, ‘’Hayat’’ımızda biriktirdiğimiz her şeydir; en başta HAYALLERİMİZ, ne olursa olsun hep yanımızda olacağına inandığımız ya da ders aldığımız insanlar, iyi ki ya da keşke diyerek yaşadıklarımız, öğrendiklerimiz ya da belki hala daha öğrenemediklerimiz, değiştiğimiz ya da aynı kaldığımız her yanımız… Kısaca yaşadığımız her AN’ dır. Bir de çerçeve demiştik ya hani; o da bedenimizdir. Hep güçsüz sandığımız ama sahip olduğumuz her parçayı taşıyabilecek kadar güçlü; hep yorgun hissettiğimiz ama asla pes etmeyerek yaşadığımız her AN’ da bizimle olan; bedenimiz.

 

Ama ne var ki, bir türlü başlayamayız o tabloya. Zor ya da imkansız gelir gözümüze. Oysa yapmaktan korktuğumuz, yorulduğumuzu hissettiğimiz her an, hayat resmimizi oluşturmaya hazırdır bizim için. Bir tek şey ister bizden; iyi ya da kötü, bize ait olan her parçaya sahip çıkıp, bizim yerleştirmemizi çerçeveye. Çünkü ancak bunu yaparken o parçanın yaşandığı AN’ın içinde oluruz, ancak o zaman o AN’ a ait oluruz. Hatta belki, ancak o AN, bir hayalimiz gerçek olmaktadır.

 

Hani şanssız olduğumuzu düşünürüz bir de bazen. Başkalarının sahip olduklarında olur gözümüz. Beğenmeyiz kendi parçalarımızı. Ama atladığımız bir kısım vardır; hiç düşünmediğimiz? Belki, elimize bir alsak onları, en güzel köşemize asıp bakmaya doyamayacağımız bir tablomuz olacaktır bizim de. Belki yaşadığımız ve yaşayamadığımız her AN, bize en güzel ‘’İyiki’’ yi yaratacaktır. Bu yüzden, başkalarının şu’ “AN’’ında değil, kendi “AN’’ımızda olmayı hak eden bir hayatımız vardır her birimizin. Ve yaşarken yalnız kalmayı hak etmeyen bir bedenimiz.

Her parçanızın hayal ettiğiniz bir gerçeğe dönüşmesi, ama bunun için; An’ a geç kalmamanız dileğimle…

 

 

Gonca KOCABATMAZ

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

 

Yorum yapılmamış

Yorumunuzu ekleyin